4G’yı anlayabilmek için öncelikle 1G’den başlamak gerekir.Bu 1980’lı yılların teknolojisi olup, ilk nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Yapısı ise hücresel bir ağ sistemi kullanır çünkü hücreler arası geçiş desteği sağlar. Geniş kapsama alanı, Yüksek kapasite ,yük dağıtımı olanağı sağlar. Bu teknolojinin dezavantajları istenilen bir bilginin alıcıya ulaşması hali çok dayanıklı değildir. Dahası,isteyen her kişi istediği her 1g telefon konuşmasını dinleyebilir bu durum güvenilir olmadığını gösterir. Ayrıca, günümüz veri iletişimine olanak vermez. 2G ise, 1G gibi hücresel olup, daha yüksek ses kalitesi ve kapasite, veriyi şifreleme olanağı ve daha kısa sürede veri iletimini sağlar. Önce 850 – 900 Mhz bandını kullanmak üzere tasarlanan GSM , daha sonra 1800 Mhz GSM standardı ile görülmeye başladı ve 2100 Mhz de bandı da olsa en verimlisi 1800 olanı olmuştur. 3G ise, veri hızları artıp , daha güvenli olsa da kapsama darlığı, kullanım pahalılığı ve pilleri hızlı tüketen yapısından dolayı bu sorunlar ancak 4G de çözümlenmesi beklenmiştir. 4G sistemi, daha önceki nesillerden daha yüksek veri hızları temeline dayanan çoklu kitle iletişimin kullanıcılara hizmet verdiği uçtan uca IP çözümü sağlar. Bu IP’iIPv6’dır. İletimde biraz gecikmeli de olsa, anahtarlı paket şebeke düğümleri kapsayan iki paralel altyapıya dayalıdır. Bu daha dayanıklı,daha güvenli ve iletim optimizasyon kabiliyeti daha yüksek uygulamalara olanak verir. Genişmiş anten sistemleri ise, bant genişliği korunumu ve güç verimliliği ile önem kazanmıştır. Sonuç olarak, veri iletişimine ait artan veri hızı ihtiyaçlarını karşılamak için önemlidir. 4G, tüm bunlardan dolayı kusursuz bağlantı ve birden fazla ağ arasında küresel dolaşıma olanak verip , gelecek nesil çoklu ortam destekleyicilerinde yüksek hizmet kalitesi vermektedir. 5G ise 4G den on kat daha fazla veri iletimini sağlayacağı düşünülmektedir.

Diğer Yazılarımız